Sansürcü zihniyet özgürlükleri ve demokrasiyi çürütür

03 Şubat 2020 saat: 17.00
Baş rollerini Münir Özkul, Adile Naşit, Oya Aydoğan, Şener Şen ve Ayşen Gruda'nın paylaştığı 1978 yapımı Neşeli Günler filmi skandal bir sansüre maruz kaldı. Dün akşam Show TV’de yayınlanan filmde, “İçişleri Bakanı arkadaşımdır, bir telefonla çıkardım” cümlesi kesilip atıldı. Cümlenin atılması izleyenlerde şaşkınlık yaratırken bu kez de ikinci sansür hamlesi geldi. Filmin sonlarına doğru eylem yapan ailenin çocuklarının, Taksim’de önünde oturduğu anıtta yazan İlerici Gençlik Derneği (İGD) ifadesi kapatıldı. Bu film 12 Eylül döneminde bile bu sansürü görmedi. Elleri silahlı generaller ve dönemin emekli orgeneral olan İçişleri Bakanı bile filmden bu repliği çıkartmadı.
İdlib’de dört şehit, dokuz yaralı… Milli Savunma Bakanlığı, Suriye'nin İdlib kentinde rejim unsurlarınca yapılan yoğun topçu atışı neticesinde, 4 askerin şehit olduğunu, biri ağır 9 askerin de yaralandığını açıkladı.
Babacan'ın (dini) cemaatlerden yüz bulamaması siyasetimiz açısından güzel bir şey. Doğru olan siyasetçilerin (dini) cemaatlere (dini) cemaatlerin de siyasete mesafe koymasıdır. Gelişmiş demokrasilerde bu böyledir... Her türlü cemaat vardır ama siyaset bilhassa dini cemaatlerle mesafelidir.
Ekonomist Yazar Memduh Bayraktaroğlu'ndan fıkralar, anekdotlar ve hikayelerle, iktisat, siyaset ve hayat üzerine yorumlar...
www.liberalsosyalist.com
twitter.com/memduhtv
facebook.com/liberalsosyalist
instagram.com/liberalsosyalist

YORUMLAR